Polis Araçları Arayabilir Mi?

polis araması

Polis araması, yapılış gerekçesine göre ikiye ayrılır. Bunlar; adli arama ve önleme aramasıdır. Bir suçun işlenmesinin önlenmesi veya genel manada tehlike taşıyan faaliyetlerin önlenmesi, önlenme araması olarak isimlendirilir. Adli arama ise bir yargılama sürecinin parçası olarak bir şüpheli veya sanığın yakalanması yahut yeni deliller elde edilmesi için yapılır.

Önleme Araması

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m.9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 18-26. maddeleri uyarınca yapılan bu arama, bir suç şüphesinden ziyade genel güvenliği sağlamayı amaçlar. Milli güvenlik, kamu düzeni veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kişilerin üstleri ve araçları aranabilir. Ancak bu kararlar belirli bir yer ve zaman dilimiyle sınırlıdır; “genel arama” adı altında sınırsız bir yetki hukuken mümkün değildir.

PVSK m.9 uyarınca önleme niteliğindeki polis aramasının yapılabileceği yerler şu şekildedir:

a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.
b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.
c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.
ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.
d) Umumî veya umuma açık yerlerde.
e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda
, yapılabilir.

Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme nitelikli polis araması yapılamaz.

Adli Arama

Adli arama, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 116 vd. maddeleri uyarınca düzenlenmiştir. Arama hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emri veya savcıya ulaşılamayan durumlarda kolluk amirinin yazılı emri şarttır. Adli arama ile önleme arasındaki en bariz fark kararı verecek meri açısından ortaya çıkmaktadır. Kolluk amirinin önleme aramasında izin vermesi mümkünken adli arama kararı verememesi CMK uyarınca takdir edilen bu tedbirin keyfiliğinin önlenmesini amaçlamaktadır.

Polis elinde önleme araması kararı varken aramayı adli aramanın sağladığı imkanlar ölçüsünde arama yapamaz. Şöyle ki; elinde somut bir suç ihbarı varken (örneğin plaka verilerek yapılan bir uyuşturucu ihbarı) sadece önleme araması kararına dayanarak aracınızı detaylı araması mümkün değildir. Aracın torpido gözü, bagajı veya kapalı bölmeler adli arama kararı olmaksızın aranamaz. Önleme araması kararına dayanarak kapalı bölmelerde yapılan bu detaylı arama uyarınca elde edilen deliller Yargıtay kararlarınca hukuka aykırı delil olarak kabul edilecektir. Buradaki istisna suç unsuru taşıyan şeylerin açıkça ortada olması durumudur. Suç unsuru açıkça görülüyorsa, bu durum “suçüstü” veya “makul şüphe” kapsamında değerlendirilir ve derhal müdahale yetkisi doğar.

Vatandaş Ne Yapmalı?

Özetle önleme araması ile adli aramanın kapsamları ve sınırları ile arama iznin veren merciler arasında farklar bulunmaktadır. Bu ince farklar bir delilin hukuka uygun veya aykırı olması arasında da ince bir durum oluşturmaktadır. Ceza Muhakemesi hukukunda kökü sağlam olmayan bir soruşturmanın gövdesi de sağlam olmayacağı ilkesel olarak kabul edildiğinden hukuka aykırı bir delil üzerine kurulmuş soruşturma tamamen batıl olacaktır.

Bir polis araması ile karşı karşıya kaldığınızda aramanın hangi hakim kararına veya yazılı emre dayandığını sormanız, aramaya dair tutanağın bir örneğini isteme hakkınız bulunmaktadır. Ayrıca arama eylemleri ile trafikte meydana gelebilecek kazalar için aracınızda araç içi kamerası bulundurmanız faydalı olacaktır. Aracınızın hukuka aykırı arandığını ve eşyalarınıza el konulduğunu düşünüyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.